Web Tassarımı Hakkında

by / Pazar, 08 Mayıs 2016 / Published in Ankara Web Tasarım

Konu                          : 1-Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve ıslah hakkımız saklı kalmak kaydıyla,  . maddi zararın şimdilik 5.000.TL.lık kısmının karşı davalının temerrüde düşürüldüğü tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte Davacı-Karşı Davalı Erhan Aşçı’dan tahsiline ilişkin karşı davamızın;

2-Asıl davaya karşı cevaplarımızın ve delil listemizi sunulması,                                   delillerimizin ibraz edilmesi hususudur.

Harca esas Değer   : 5.000,00.TL.

Açıklamalar             :

Davacı nezdinde 31.01.2015-23.07.2015 tarihleri arasında aralıksız olarak çalıştığını, kağıt üzerinde işçisi olarak görünse de aslında çalıştığı süre zarfında müvekkil şirketin iştigal konusu ile ilgili faaliyetleri de yürüttüğünü , her iki şirket arasında organik bağ olduğunu, müvekkil şirketin tarihli ve  numaralı ihbarname/ihtarname başlıklı yazısı ile ortada haklı ve geçerli bir sebep yokken iş akdini sona erdirdiğini, çalıştığı süre zarfında görevinin satış müdürü olduğunu, almakta olduğu en son ücretin olduğunu, aylık ücretinin yanı sıra davalı işveren ile aylık brüt kar yüzdelerine göre belirlenen prim üzerinden prim ödenmesinin kararlaştırıldığını, ancak herhangi bir prim ödemesi almadığını, müvekkil şirketin prim borçlusu olduğunu, ayrıca aylık ücretinin hiçbir zaman tam ve eksiksiz tarafına ödenmediğini, haftanın 6 günü müvekkil şirkette çalıştığını, öngörülen mesai saatinin saatleri arası olduğunu, ancak çoğu kere saat 19:00 dan sonra işten çıktığını buna rağmen zamlı(!) ücretin tarafına ödenmediği, işyerinde web sitesi ulusal bayram genel tatil günlerinde yine aynı saatler arasında çalışılmaya devam edildiğini yine zamlı(!) ücretin tarafına ödenmediğini’’ iddia etmiştir. Ancak davacının talepleri ve işbu web sitesi dava haksız ve hukuki dayanaktan yoksundur. Web Tassarımı Firması Şöyle ki;

 

  1. MÜVEKKİL  YÖNÜNDEN CEVAPLARIMIZ:

Davacı  31.01.2015 başlangıç tarihli iş akdi ile Müvekkil satış ve pazarlama departmanında çalışmaya başlamıştır. Davacının, Müvekkil ile Web Tassarımı Firması hiçbir ilgisi olmadığı gibi, bu şirkete bağlı olarak herhangi bir hizmet ilişkisi, bağımlı çalışması  sözkonusu bile değildir. (Tanık beyanları ile bu husus ispatlanacaktır.) Zira tamamen farklı bir adreste (Dava dilekçesinde her iki şirket adresinin farklı gösterilmesi de bu yüzdendir) ve farklı ürün gruplarının satışıyla iştigal etmekte olan Müvekkil tamamen farklı bir satış ve pazarlama ekibi bulunmaktadır. Farklı adreslerde faaliyet gösteren bu şirketlerin ayrı ayrı kurulması da birbirinden tamamen farklı personel ile farklı ürün gruplarının satışını yapıyor olmaları nedeniyledir. Yani her iki şirketin yönetim şekli, işleyişi, personeli, satış stratejileri, adresleri tamamen farklıdır. Aynı ürünleri satıyor olsalardı ayrı ayrı şirketler kurmak, iki ayrı işyerinde faaliyet göstermek, iki ayrı kira ödemek, iki ayrı işyerinin işletme, finansman ve personel maliyetlerine katlanmak, ayrı ayrı personel istihdam ederek farklı satış ve pazarlama ekibi kurmak gerekmezdi, bunun yerine tek bir şirket olarak faaliyette bulunmanın daha az masraflı ve akıllıca bir yöntem olurdu. web sitesi her iki şirketin adreslerinin sorulmasını talep ediyoruz. Bu nedenle, Web Tassarımı Firması yöneltilemeyeceğinden asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini talep etmekteyiz.

 

  1. MÜVEKKİL 

Davacı/karşı davalı, Müvekkil nezdinde 31.01.2015 tarihinde satış müdürü olarak çalışmaya başlamıştır. Ancak, Müvekkil Şirket tarafından, Müvekkil Şirkette çalışırken davacının Müvekkil Şirketle aynı alanda faaliyet gösteren bir şirkete ortak olduğu, bu şirketin iştigal konusunun Müvekkil Şirket ile aynı olduğu, davacının Müvekkil Şirket nezdindeki görevi gereği çok yakından bildiği ve gizli tutmakla yükümlü olduğu ticari sırları kendi şirketinin hak ve menfaatleri doğrultusunda kullandığı, Müvekkil Şirketin müşterileri olan birçok firma ile iletişime geçtiği, davacının müvekkil şirketin müşterisi olan firmalara, Müvekkil Şirketten temin ettikleri malların bundan böyle Müvekkil Şirketten değil davacının ortak olduğu firmadan alınması yönünde görüşmelerde bulunduğu, bu firmalara Müvekkil Şirketi kötüleyerek davacının kendi ortak olduğu firmanın nam ve hesabına hareket ettiği, ihalelere girdiği ve tüm bunları Müvekkil Şirket nezdinde sigortalı çalışırken yaptığı gerek Müvekkil Şirketin müşterilerinden gerekse Müvekkil Şirkete ait olupta davalı tarafından kullanılan bilgisayar kayıtlarından öğrenilmiştir.

Bunun üzerine dilekçemiz ekinde de bir suretini sunduğumuz, web sitesibaşlıklı yazısı ile işçi-işveren ilişkisi kapsamında davacıya yüklenmiş bulunan “sadakat ve doğruluk yükümlülüğü”ne davacının aykırı hareket etmesi, Müvekkil Şirket nezdinde çalıştığı/görev yaptığı esnada Müvekkil Şirkete ait müşterileri ortağı bulunduğu şirkete yönlendirmesi nedeniyle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e maddesi uyarınca bu davranışların “doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlardan” olması, ve davacının  bu davranışlarının, hem iş akdinin haklı nedenle ve derhal feshi hem de gerek 4857 sayılı İş Kanununun 26.maddesi gerekse 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun 396.maddesi uyarınca Müvekkil Şirket lehine maddi ve manevi tazminat ödemesi için yeterli sebep olduğu , davacının, duyulan ve yapılan iş itibariyle mevcudiyeti ve devamı büyük önem taşıyan güveni büyük ölçüde sarsan, İşvereni zor durumda bırakan ve sadakat, doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmayan işbu eylemleri nedeniyle, web sitesi maddesi uyarınca feshedildiği; ayrıca doğruluk ve sadakatle bağdaşmayan bu eylemlerine derhal son vermesi ve bugüne kadarki eylemleri  nedeniyle fazlaya ilişkin haklarımızın saklı kalmak kaydıyla gerek İş Kanunu gerekse Türk Ticaret Kanunun genel hükümleri uyarınca şimdilik 50.000,00-TL maddi ve 15.000,00-TL manevi tazminatın işbu ihtarnamenin davacıya tebliğinden itibaren 2 gün içerisinde Müvekkil Şirkete ödenmesi, ayrıca suç teşkil eden eylemleri nedeniyle davacı hakkında yasal yollara başvurulacağı kendisine  ihbaren/ihtaren bildirilmiştir. Görülmektedir ki; davacı işçinin iş sözleşmesi haklı ve geçerli nedenle web sitesi maddesi gereğince feshedilmiş olup, iş sözleşmesi işveren tarafından haklı nedenle feshedilen işçinin-davacının, ihbar tazminatı talep etme hakkı bulunmamakta, davacının işyerinde fazla çalışma, genel tatil çalışması bulunmamakta, davacıya prim ödeneceği şeklinde hiçbir anlaşma da bulunmamaktadır. Bu nedenle, haksız ve yersiz, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerekir. Aksine, aşağıda belirtilen nedenlerle, bu Müvekkil Şirketi uğrattığı zararlardan dolayı Müvekkil Şirket davacıdan alacaklıdır ve bu nedenle, işbu dilekçemiz ile karşı davamız ikame Web tasarım edilmiştir.

  1. Davacı Müvekkil şirketteki konumu gereği olarak hangi şahıs ya da firmalara hangi miktarlarda satış yapılacağı konularında serbestçe hareket edebilmekteydi. Davacının bu konudaki geniş yetkisine istinaden, davacı tarafından belirlenen şahıs ya da firmalara satış gerçekleştirilmekteydi. Müvekkil şirketle arasında güven ilişkisi bulunan davacı, yetkisini kullanırken ve görevini ifa ederken tam bir doğrulukla ve işçi-işveren ilişkisi kapsamında davacıya yüklenmiş bulunan “sadakat ve doğruluk yükümlülüğü”ne uygun hareket etmesi gerekirken, aksine davacı iştigal konusu Müvekkil Şirket ile aynı olan başka bir şirkete ortak olmuş, müvekkil şirketin müşterisi olan firmalara, Müvekkil Şirketi kötüleyerek davacının kendi ortak olduğu firmanın nam ve hesabına hareket etmiş, özelikle de bizzat davacının çalışma başlattığı müşteri olan Birgivi Gıd. San. Tic. A.Ş.’nin cari hesap borcunu ödememesi nedeniyle 84.202,97 TL gibi oldukça yüklü miktarda müvekkil şirketi maddi zarara uğratmıştır. Bu firma hakkında yapılan icra takibinin semeresiz kalması da davacının bu firma ile ortak hareket ettiğini düşündürmektedir.
  2. Bizzat davacı tarafından Birgivi Gıd. San. Tic. A.Ş.’ ile başlatılan ticari ilişki sebebiyle, Birgivi Gıd. San. Tic. A.Ş. ‘ne davacının işe başlamasından kısa bir süre sonra 10.02.2015 tarihinden itibaren mal satılarak teslim edilmiştir. Davacının/karşı davalının anılan firmayla ticari ilişki başlattığını, mal satışına yönelik talimat verdiğini bilen tanıklarımız vardır.  Diğer yandan Birgivi Gıd. San. Tic. A.Ş.’ye satılarak teslim edilen mallara karşılık, Birgivi Gıd. San. Tic. A.Ş. ödeme  yapmadığından  müvekkil şirket ağır maddi zarara uğramış ve anılan şirket hakkında yasal işlem başlatılmıştır. İcra takip dosya numarası İzmir 15. İcra Müdürlüğü’nün 2016/349E. dir.
  3. Davacının müvekkil şirketteki konumu, görev ve yetkilerinin gereği olarak satış-pazarlama faaliyetlerinde basiretli davranması, müşterilerin ticari risklerini araştırması kendisinden beklenilen bir yükümlülüktür. Davacı bu yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi dilekçemiz ekinde sunduğumuz ticaret sicil gazetesinden de anlaşılacağı üzere Arde Gıda San. İnş. Ve Tic. Ltd. Şti. isimli başka bir şirkete ortak olmuştur. Bu şirketin iştigal konusu Müvekkil Şirket ile aynı olup, davacı Müvekkil Şirket nezdindeki görevi gereği çok yakından bildiği ve Müvekkil Şirketin müşterileri olan birçok firma ile iletişime geçmiş, davacı müvekkil şirketin müşterisi olan firmalara, Müvekkil Şirketten temin ettikleri malların bundan böyle Müvekkil Şirketten değil davacının ortak olduğu firmadan alınması yönünde görüşmelerde bulunmuş, bu firmalara Müvekkil Şirketi kötüleyerek davacının kendi ortak olduğu firmanın nam ve hesabına hareket etmiş, ihalelere girmiş ve tüm bunları Müvekkil Şirket nezdinde sigortalı çalışırken yapmıştır. Tüm bu hususlar dinleteceğimiz tanıklarla da ispatlanacaktır.
  4. İşçi-işveren ilişkisi kapsamında davacıya yüklenmiş bulunan “sadakat ve doğruluk yükümlülüğü”ne davacının aykırı hareket etmesi, Müvekkil Şirket nezdinde çalıştığı/görev yaptığı esnada Müvekkil Şirkete ait müşterileri ortağı bulunduğu şirkete yönlendirmesi nedeniyle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e maddesi uyarınca bu davranışların “doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlardan” olması gerekçe gösterilerek davacının iş akdi haklı nedenle feshedilmiştir.
  5. Davacı ‘’çalıştığı süre zarfında görevinin satış müdürü olduğunu, almakta olduğu en son ücretin 4.000,00 TL olduğunu, aylık ücretinin yanı sıra davalı işveren ile aylık brüt kar yüzdelerine göre belirlenen prim üzerinden prim ödenmesinin kararlaştırıldığını, ancak herhangi bir prim ödemesi almadığını, müvekkil şirketin prim borçlusu olduğunu, ayrıca aylık ücretinin hiçbir zaman tam ve eksiksiz tarafına ödenmediğini, haftanın 6 günü müvekkil şirkette çalıştığını, öngörülen mesai saatinin 08:00-19:00 saatleri arası olduğunu, ancak çoğu kere saat 19:00 dan sonra işten çıktığını buna rağmen zamlı(!) ücretin tarafına ödenmediği, işyerinde ulusal bayram genel tatil günlerinde yine aynı saatler arasında çalışılmaya devam edildiğini yine zamlı(!) ücretin tarafına ödenmediğini’’ iddia etmiştir. Davacının işbu iddiaları da mesnetsizdir. Davacının çalıştığı süre boyunca maaşı tam ve eksiksiz olarak ödenmiştir. Ayrıca müvekkil şirket nezdinde yapılan çalışmalar nedeniyle, aylık brüt kar yüzdelerine göre belirlenen prim üzerinden prim ödenmesinin kararlaştırılması gibi bir durum mevcut olmayıp, davacı işbu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Yine davacının iddiasının aksine , davacı hiçbir zaman fazla mesai yapmamış olup müvekkil işyerinde haftanın 5 günü çalışılma yapılmakta olup, çalışma saatleri 08:00-18:00 arasıdır. Davacı fazla çalışma yapmış olsa bile buna ilişkin fazla mesai  ücreti tam ve eksiksiz olarak  kendisine ödenmiştir. Ayrıca ulusal bayram, genel tatil günlerinde de yine aynı saatler arasında çalışılmaya devam edildiği iddiası da mesnetsiz olup ulusal bayram ve genel tatillerde müvekkil şirkette çalışma yapılmamaktadır. İstisnaen anılan tatil günlerinde çalışma yapılmış olması halinde ise ücretler tam ve eksiksiz olarak ödenmiştir.
  6. Davacı yukarıda anlattığımız şekilde müvekkil şirketi ağır maddi zarara uğratmış müvekkil şirket ile imzalanan 30.01.2015 tarihli ‘’Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi’’ nin 1.4, 1.5 maddelerini ihlal etmiş ve anılı iş akdinin 3.1 maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e maddesi uyarınca davranışlarının “doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlardan” olması sebebiyle iş akdi haklı nedenle feshedilmiştir. Müvekkil şirketi ağır derecede zarara uğramasından birinci derecede sorumlu olan davacı, olayın üzerinden yaklaşık olarak 5 Ay geçtikten sonra adeta dalga geçercesine işbu davayı açarak bir de haksız kazanç Web tasarım elde etmeye çalışmaktadır.

 

  1. KARŞI DAVAMIZ:

Davacı/Karşı davalı, Müvekkil  mal satmak suretiyleMaddi zarara uğratmıştır. Bu nedenle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla Web tasarım. maddi zararın fazlaya ilişkin ve ıslaha ilişkin talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik  kısmının Davacı/karşı davalının temerrüde düştüğü 04.08.2015 Tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan tahsil edilerek Müvekkil   verilmesini talep etmek zarureti hasıl olmuştur.

 

Hukuki  Nedenler   : İş  Kanunu ve sair mevzuat

 

Hukuki Deliller                                         numaralı ihbarname/ihtarname,

2.30.01.2015 tarihli ‘’Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi,

3.Davacının müvekkil şirket nezdinde çalışırken ortağı olduğu

  1. müvekkil şirket arasındaki                                    cari hesap tablosu,

5.Tanık (isim ve adresleri bilahare bildirilecektir)

6.Müvekkil Şirketler ticaret sicil kayıtları

7.Bilirkişi incelemesi,

  1. Müvekkil Şirket işyeri kayıtları

9.Müvekkil Şirket ticari defter ve kayıtları

10-SGK kayıtları

11.Karşı tarafça sunulacak delillere karşı delil sunma ve                                          yargılama sırasında ortaya çıkacak hususlara ilişkin delil sunma                                  haklarımız saklı kalmak kaydıyla sair yasal deliller.

 

Sonuç ve İstem       : Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenlerle,

1-Fazlaya ilişkin haklarımız ve ıslah hakkımız saklı kalmak kaydıyla karşı davamızın kabulü ile, davalının haksız eylemleri ve fiilleri sonucu Müvekkil Şirketin uğradığı maddi zararın şimdilik 5.000.TL.lık kısmının Davacı/karşı davalının temerrüde düştüğü 04.08.2015 Tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davacı/karşı davalıdan tahsil edilerek   verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı/karşı davalıya yükletilmesini,

2- Haksız ve mesnetsiz asıl davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla bilvekale arz ve talep ederiz.

 

 

Bir Cevap Yazın

You must be logged in to post a comment.

TOP