Web Tasarım Ucuz Web Site

by / Pazar, 08 Mayıs 2016 / Published in Ankara Web Tasarım

 

Konu    Ankara Web Tasarım                      : Davaya karşı cevaplarımın ve delillerimin sunumu, ayrıca                                                Mahkemenizin yukarıda esas numarası yazılı dosyası üzerinden                                         görülmekte olan olan işbu davanın İzmir 7. Asliye Hukuk                                                             Mahkemesi’nin. sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan                            dava ile birleştirilmesi ve yargılamanın ilk olarak açılan İzmir  sayılı dosyası üzerinden devam                                    edilmesi ve 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin                              K. sayılı dosyasının işbu dosyada bekletici mesele yapılması                                           talebimdir.

 

Açıklamalar              :

 

Davacı tarafın dava  dilekçesinde iddia ettiği; yetkilisi olduğum Ankara Web Tasarım. Ltd. Şti.’nin maliki olduğu Manisa İli, Salihli İlçesi, Hasalan Köyü, 625 parselde kayıtlı taşınmazın 27/36 hissesi ile Manisa İli, Salihli İlçesi, Hasalan Köyü, 1026 parselde kayıtlı taşınmazını, esasen alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalı diğer şirkete sattığı doğru değildir; ayrıca davacının ; dava konusu tasarrufların iptaline, taşınmaz ve taşınmaz hisselerinin ihtiyaten haczine, cebri icra yapabilme yetkisi verilmesine ve Sayın Mahkemenin davanın üçüncü şahsın elinden çıkarmış mallar yerine geçen değere taalluk ettiği kanısına varması halinde ise taşınmazların elden çıkartıldığı tarihteki değerleri nispetinde nakden tazminine  karar verilmesi taleplerinin de kabulü mümkün değildir.

 

1- Öncelikle, Mahkemenizin yukarıda esas numarası belirtilen dosyası üzerinden şirketimiz hakkında ikame edilmiş işbu dava ile İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/35E. sayılı dosyası üzerinden açılmış olan davanın, dava konusu ve davalıları aynı olup; her Web Tasarım Ucuz Site iki dava arasında fiili ve hukuki irtibat bulunmaktadır. Bu nedenlerle, gerek usul ekonomisi gerek yargılama süreci açısından birleştirilmelerinde HUKUKİ YARAR bulunduğundan Mahkemenizin işbu dosyasının daha önce açılmış olan İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/35E. sayılı sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılamanın ilk açılan İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/35E. Sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmesini talep etmekteyim.

 

Ayrıca, Manisa İli, Salihli İlçesi, Hasalan Köyü, 625 parselde kayıtlı taşınmazın 27/36 hissesi ile Manisa İli, Salihli İlçesi, Hasalan Köyü, 1026 parselde kayıtlı dava konusu taşınmazlara ilişkin tasarrufun iptali istemli olarak daha önce İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/389 E. 2015/451 K. Sayılı dosyası üzerinden olarak davacı-alacaklı İş Bankası tarafından tasarrufun iptali davası açılmış ve işbu dava 09.07.2015 tarihinde karar bağlanmıştır. Web Tasarım Ucuz Site Bahsi edilen dosya üzerinden verilen kararda davanın kabulüne ve tasarrufun  iptaline karar verilmiş, verilen bu karar tarafımızca temyiz edilmiştir. Bahsi edilen dosya Yargıtay incelemesi aşamasındadır. Anılı yerel mahkeme kararının bozulacağı açıktır. Dava konusu ve davalıları aynı olan, İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/389 E. Ve 2015/451 K. sayılı dosyası eldeki davanın da neticesine etki edecektir. Bu nedenle; davalıları ve konusu aynı olupta Yargıtay incelemesi safhasında bulunan İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/389 E. ve 2015/451 K. Sayılı dosyasının işbu davada BEKLETİCİ MESELE YAPILMASI GEREKMEKTEDİR.

 

 

2- Yetkilisi olduğum şirket ile diğer davalı şirket  ARASINDA TASARRUF TARİHİNDEN ÖNCE HİÇBİR TİCARİ İLİŞKİ YA DA DAVACININ İDDİA ETTİĞİ GİBİ ARKADAŞLIK, KOMŞULUK, İŞ ORTAKLIĞI VS.. MEVCUT DEĞİLDİR, ARAMIZDA DAVA KONUSU TAŞINMAZLAR DIŞINDA HİÇBİR MAL ALIM/SATIMI OLMAMIŞTIR. DİĞER DAVALI ŞİRKET İLE YETKİLİSİ BULUNDUĞUM ŞİRKET ARASINDAKİ TEK ALIŞ VERİŞ VE İLİŞKİ  DAVA KONUSU EDİLEN TASARRUFA KONU TAŞINMAZLARIN ALIM/SATIMINDAN İBARETTİR. Mahkemenizce gerek görülmesi ve ticari defterlerinin incelenmesi halinde bu durum açıkça anlaşılacaktır.

 

Diğer davalı şirketin, yetkilisi olduğum şirketin mali durumu hakkında bilgi sahibi olması mümkün değildir. Diğer davalı Şirket, gerçek bedelini ödemek suretiyle dava konusu taşınmazları satın almıştır. Web Tasarım Ucuz Site Şirketimiz, tamamen özgür iradesi ile aldığı ticari kararı neticesinde dava konusu taşınmazlarını satışa çıkartmış, Davalı Diğer Şirkette, dava konusu taşınmazları satın almış, gerçek bedelini banka kanalıyla ödemiştir.

 

 

3.Tasarrufun iptali davalarında amaç, alacağın tahsiline olanak bırakmamak için borçlu tarafından yapılan bir takım hukuki işlemlerin iptali ile alacağın elde edilmesini sağlamak olup; tasarrufun iptali davasının açabilmesi için gereken şartlar olmadan işbu dava ikame edilmiştir. Şöyle ki;

 

Şirketimiz Ankara Web Tasarım. Ltd.Şti.’nin ticari defterleri incelendiğinde borca batık olmadığı anlaşılacaktır. Şirkete ait ticari defterler incelenmeden Şirketin borca batık olduğundan bahsedilemez.

 

Alacağın tahsili için şirketimiz aleyhine tüm kanun yollarının tüketilmiş olması; girişilen icra takibinin sonuçsuz kalması; alacağın, borçlunun davaya konu tasarrufu dışında kalan malvarlığından tahsil imkanının bulunmaması gerekir ; somut olayda davacı tarafından, alacağın tahsili için Kanun yollarının hiçbiri tüketilmemiştir. Şayet şirketin malvarlığı sorgulandığında çok sayıda menkul ve gayrimenkul mallarının bulunduğu anlaşılacaktır. Davacı banka tarafından, alacağının tahsiline yönelik olarak icrai hiçbir işlem yapılmamıştır.

 

Yapılan takipte şirketin, iptal davasına konu olabilecek tasarrufları dışında kalan malvarlıklarından tahsil imkanı bulunduğu halde, iptal davası açılması mümkün olmayıp; bu hususta, tüm kanun yollarına başvurduğu halde alacağını elde edemediğini ispat etmek davacı tarafa düşmektedir. Bu durumda, icra takip dosyasının sonuçsuz kaldığından ve davacının alacağını tahsil imkanı kalmadığından söz edilemeyeceğine göre, davanın reddine karar verilmesi gerekir.

 

4.Alacaklısının alacağının tasarruf tarihinden önce doğmuş olması gerektiği tasarrufun iptali davalarında ön koşul olup, somut olayda, bir an için davacı tarafın iddialarına itibar edilse dahi, Davacı banka tarafından düzenlenen bononun vadesine bakıldığında (24.09.2014 vadeli bono)  dava konusu tasarruf tarihinden sonra olduğu açıktır.  Alacaklısının alacağının tasarruf tarihinden önce doğmuş olması gerektiği tasarrufun iptali davalarında ön koşuldur. Dava konusu tasarruf tarihinde, davacının iddia ettiği alacak henüz muaccel olmamıştır.

 

Dava konusu; Manisa İli, Salihli İlçesi, Hasalan mah., 625 parselde kayıtlı taşınmazın 3/4 hissesi 678.000.TL.nin tapu satış bedeli üzerinden; diğer dava konusu  Manisa İli, Salihli İlçesi, Hasalan mah., 1026 parselde kayıtlı taşınmaz 76.000.TL. tapuda satış bedeli üzerinden; Diğer davalı Şirket tarafından şirketimiz Tekgrup Kablo Ltd. Şti. ‘nden satın alınmış, şirketimiz banka hesabına bu taşınmaz satışına ilişkin olarak toplam Web Tasarım Ucuz Site ödeme yapılmıştır.

 

 

– 25.03.2014 tarihinde diğer davalının Burgan Bank nezdindeki hesabına 124.996,00-TL,

– 31.03.2014 tarihinde diğer davalının Burgan Bank nezdindeki hesabına 90.00,00-TL,

– 31.03.2014 tarihinde diğer davalının Burgan Bank nezdindeki hesabına 9.950,00-TL,

– 03.04.2014 tarihinde diğer davalının Burgan Bank nezdindeki hesabına 25.000,00-TL,

– 08.04.2014 tarihinde diğer davalının  Burgan Bank nezdindeki hesabına 25.000,00-TL,

– 14.04.2014 tarihinde diğer davalının Asya Katılım Bankası nezdindeki hesabına 150.000,00-    TL

– 17.04.2014 tarihinde diğer davalının Akbank Bankası nezdindeki hesabına 150.000,00-TL,

– 17.04.2014 tarihinde diğer davalının Akbank nezdindeki hesabına 150.000,00-TL,

– 17.04.2014 tarihinde diğer davalının Akbank nezdindeki hesabına 59.000,00-TL,

 

olmak üzere Diğer davalı şirket tarafından söz konusu 2 adet taşınmazın satışına ilişkin olarak, Şirketimizin banka hesabına 783.649,00-TL ödenmiş olup, piyasa koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde satış bedelinin taşınmazların rayiç değerine uygun olarak ödendiği ve dava konusu satış işleminin usulüne uygun olarak, gerçek rayiç bedeli karşılığında yapıldığı, pek aşağı bedel farkı olmadığı ortadadır.

 

Somut olayda, “satış bedeli” ile “satış tarihindeki gerçek değer” arasında pek aşağı bir bedel farkı bulunmadığından, dava konusu satış işlemlerinin/tasarruf işlemlerinin iptal nedeni olamayacak satışlardan olduğu açıktır.

 

5.Bir tasarrufun iptal edilebilmesi için, yukarıda sayılan tüm bu şartların yanı sıra ayrıca, tasarrufun, borçlunun, alacaklısını zarara uğratmak kastı ile hareket ederek yapılmış olması şarttır. Oysaki tasarruf tarihinde davacının şirketimizden hiçbir alacağı bulunmamaktadır ve buna rağmen serbestçe tasarruf ederek taşınmazımı gerçek bedeli üzerinden satmak hakkımın kısıtlanması herşeyden önce Anayasaya aykırılık teşkil eder.

 

Somut olayda, dava konusu tasarruf, ticari hayatın bir gereği olarak ve gerçek bedeli karşılığında yapılmış olup; tasarruf tarihinde henüz var olmayan bir icra takibinden bahisle, tasarrufun alacağın tahsiline imkan bırakmamak amacıyla yapılmış olduğu şeklindeki bir iddiaya itibar edilmesi ve bir anlamda şirketimizin tasarruf yetkisinin açıkça kısıtlanmasının kabulü mümkün değildir.

 

Davalı şirketler arasında hiçbir ticari ilişki bulunmamaktadır. Zira tasarruf tarihi itibariyle şirketimiz Tekgrup Kablo Ltd.Şti. hiçbir icra takibi, haciz işlemine maruz kalmamış olup, aleyhimizde hiçbir temerrüt ihtarnamesi keşide edilmemiş yani temerrüde düştüğümüz hiçbir borç sözkonusu olmamıştır. Şirketimiz Tekgrup Kablo AŞ.’de, iyiniyetle ve gerçek anlamda dava konusu taşınmazları satmış, bedelini bankadan tahsil etmiş ve aldığımız satış bedeli ile ödemelerini yapmıştır.

 

  1. Yukarıda da izah ettiğim üzere, dosyaların incelenmesi neticesinde, halen, tasarruf tarihi itibariyle, hatta ve hatta takip tarihi itibariyle dahi, şirketimiz adına kayıtlı bir çok gayrimenkul bulunmaktadır. Kısaca, davacı, işbu davayı koşulları oluşmadan açmıştır. Yetkilisi bulunduğum Şirket, iyiniyetle ve gerçek bedelini tahsil etmek suretiyle dava konusu taşınmazları satmıştır.   Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi  gerekmektedir.

 

Deliller  : Banka dekontları, Keşif, Tanık, Bilirkişi incelemesi, Şirketimize ait ticari defter ve kayıtları, diğer davalı ticari defter ve kayıtları, Yargıtay Kararları,  sair yasal deliller.

 

Sonuç ve İstem          : Yukarıda açıkladığım nedenlerle; öncelikle  İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/389 E. ve 2015/451 K. Sayılı dosyasının işbu davada BEKLETİCİ MESELE YAPILMASINI ve KESİNLEŞMESİNİN BEKLENMESİNİ,;  dava konusu ve davalıları aynı olan İzmir 7. Asliye Hukuk  Mahkemesi’nin . sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan dava ile birleştirilmesini, neticeten haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddi ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederim. 16.02.2016

 

Bir Cevap Yazın

You must be logged in to post a comment.

TOP