Web Tasarım Ankara Firması

by / Perşembe, 12 Mayıs 2016 / Published in Ankara Web Tasarım

 

        

Açıklamalar               :

 

Ankara Web Tasarım tarafından açılan itirazın iptali davasında İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/389E.-2015/451 K. ve 09/07/2015 tarihli kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmaz satışlarına ilişkin yapılan tasarruf işlemlerinin iptaline, tapu kayıtları üzerine ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasına ve İzmir 15. İcra Müdürlüğü’nün 2014/7461 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen takip kapsamında taşınmazların cebri icra yoluyla satışı için Ankara Web Tasarımya yetki verilmesine ve davalılar aleyhine yargılama gider ve harçlarının ödemesine karar vermiştir. Yerel mahkemenin vermiş olduğu bu karar usul ve yasaya aykırı olup temyizen incelenerek bozulması gerekmektedir. Şöyle ki;

1-Ankara Web Tasarım tarafça dava dilekçesinde özetle “Davalılardan Borçlu Şirketin maliki olduğu Manisa İli, Salihli İlçesi, Web Tasarım Ankara, 625 parselde kayıtlı taşınmazın 27/36 hissesi ile Manisa İli, Salihli İlçesi, Web Tasarım Ankara, 1026 parselde kayıtlı taşınmazını, esasen alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak diğer davalıya sattığını; dava konusu taşınmazların değerlerinin altında bir bedelle satıldığını; davalıların aynı sektörde faaliyet gösterdiğini ve bu nedenle diğer davalının, Borçlu Şirketin borca batık olduğunu bildiğini; Borçlu Şirketin çok planlı bir şekilde hareket ettiğini ve hakkında icra takiplerinin başlamasından hemen önce mallarını muvazaalı olarak devrettiğini; bu durumun borçlunun mal varlığını eksilterek alacaklılardan mal kaçırma gayreti içinde olduğunun açık göstergesi olduğunu; Borçlu Şirketin diğer davalı ile yakın ilişki içerisinde bulunduğunu; yapılan tüm satış ve işlemlerin MK.md.2’de ifadesini bulan iyiniyet kaidelerine tamamen aykırı olduğunu; yapılan bu tasarrufların danışıklı olarak düşünülen  işlem ve eylem birliği neticesinde uygulanan bir senaryo olduğunu; bu senaryonun amacının Borçlu Şirketin mal varlığını cebri icra tehdidinden kurtarmak olduğunu; davalıların iş ilişkisinin zamanla ekonomik güven ilişkisine dönüşmüş olduğunu ve yapılan bu tasarrufların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu; bu nedenle dava konusu tasarrufların iptaline ve taşınmazların İzmir 15. İcra Müdürlüğü’nün 2014/7461 E. sayılı dosyası üzerinden cebri icra yolu ile satılması hususunda yetki verilmesine karar verilmesi” talep edilmiştir.

 

Tasarrufun iptali davalarında amaç, alacağın tahsiline olanak bırakmamak için borçlu tarafından yapılan bir takım hukuki işlemlerin iptali ile alacağın elde edilmesini sağlamak olup; tasarrufun iptali davasının ikame edilebilmesi için gereken şartlar olmadan işbu dava ikame edilmiş ve yerel mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak işbu dava kabul edilmiştir. Şöyle ki;

 

1.1. BORÇLUNUN BORCA BATIK OLMASI GEREKMEKTEDİR.

 

Diğer Davalı Şirket Tekgrup Kablo San. ve Tic. Ltd.Şti. borca batık değildir. Borçlu şirkete ait ticari defterler incelenmemiştir. Borçlu Şirketin ticari defterleri incelenmiş olsaydı, borca batık olmadığı açıkça görülecektir.

 

Kaldı ki, Borçlu Şirket borca batık durumda olmuş olsa idi, hakkında açılan icra takiplerinin baskısını bertaraf etmek adına, iflas erteleme yoluna başvururdu ki, bu durumun Borçlu Şirketin oldukça lehine olduğu; Borçlu Şirket yönünden, iflas erteleme yoluna başvurmanın, hakkında eldeki dava gibi açılacak davalarla uğraşmaktan daha kolay olduğu su götürmez bir gerçektir.(!)

 

1.2. ALACAĞIN TAHSİL OLANAĞI KALMAMALIDIR.

 

Alacağın tahsili için asıl borçlu aleyhine tüm kanun yollarının tüketilmiş olması; girişilen icra takibinin sonuçsuz kalması; alacağın, borçlunun davaya konu tasarrufu dışında kalan malvarlığından tahsil imkanının bulunmaması gerektiği usul ve yasa gereği olup; somut olayda Ankara Web Tasarım tarafından, alacağın tahsili için Kanun yollarının hiçbirinin tüketilmemiştir. Şayet Borçlu şirketin malvarlığı sorgulanmış olsaydı bir çok menkul ve gayrimenkul mallarının bulunduğu anlaşılacaktı. Ankara Web Tasarım banka tarafından, alacağının tahsiline yönelik olarak bu Borçlu Şirket hakkında icrai hiçbir işlem yapılmamış, hatta ve hatta fiili haciz işlemi dahi yapılmamıştır. Bu durumda, icra takip dosyasının sonuçsuz kaldığından ve Ankara Web Tasarım bankanın alacağını tahsil imkanı kalmadığından söz edilemeyeceğine göre, davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.

 

1.3. ALACAKLININ ALACAĞININ, TASARRUF TARİHİNDEN ÖNCE MUACCEL OLMASI GEREKMEKTEDİR.

Alacaklısının alacağının tasarruf tarihinden önce doğmuş olması gerektiği tasarrufun iptali davalarında ön koşul olup, somut olayda, bir an için Ankara Web Tasarım tarafın iddialarına itibar edilse dahi, Borçlu Şirketin kullanmış olduğu kredinin rotatif ihracat döviz kredisi olduğu ve tek geri ödeme vadesinin 21.04.2014 tarihi olduğu ve bu tarihin ise bizzat Ankara Web Tasarım banka tarafından 21.05.2014’e ertelendiği,  yani borcun muaccel hale geleceği/geldiği tarihin 21.05.2014 tarihi olduğu; oysaki dava konusu tasarruf işlemlerinin 22.04.2014 tarihinde, Ankara Web Tasarım tarafın alacağının muaccel hale geldiği tarihten önce yapıldığı sabittir. Bu yönüyle de davaya konu satış işleminin tasarrufun iptali davasına konu olamayacağı açıktır.

 

 

1.4. BORÇLUNUN İVAZ OLARAK VERDİĞİ ŞEYİN PEK AŞAĞI BİR FİYATA KABUL EDİLMİŞ OLMASI GEREKMEKTEDİR.

 

Ankara Web Sitesitarafından, söz konusu 2 adet taşınmaza satış bedeli ve tapu masraflarına istinaden Borçlu Şirketin, banka hesabına 783.649,00-TL ödenmiş olup, piyasa koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde 754.00,00-TL satış bedelinin taşınmazların rayiç değerine  uygun olarak ödendiği ve dava konusu satış işleminin usulüne uygun olarak, gerçek rayiç bedeli karşılığında yapıldığı aşikardır.

 

Somut olayda, “satış bedeli” ile “satış tarihindeki gerçek değer” arasında pek aşağı bir bedel farkı bulunmadığından, dava konusu satış işlemlerinin/tasarruf işlemlerinin iptal nedeni olamayacak satışlardan olduğu açıktır. Bu nedenle yerel mahkemece davanın kabulü karar verilmesi bu bakımdan da usul ve yasaya aykırıdır.

 

 

1.5. TASARRUFUN, ALACAĞIN TAHSİLİNE İMKAN BIRAKMAMAK AMACIYLA YAPILMIŞ OLMASI GEREKMEKTEDİR.

 

Bir tasarrufun iptal edilebilmesi için, yukarıda sayılan tüm bu şartların yanı sıra ayrıca, tasarrufun, borçlunun, alacaklısını zarara uğratmak kastı ile hareket ederek yapılmış olması şarttır. Oysaki Müvekkilin, tasarruf tarihinde henüz var olmayan bir icra takibine istinaden, ticari hayatta bir takım hukuki muameleler ile menfaat elde etmekten kaçınması hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi; henüz alacağın doğmadığı/kesinleşmediği/bulunmadığı bir tarihte gerçek bedeli karşılığında gerçekleştirilen bir tasarrufunun, daha sonra alacaklı sıfatını kazanacak Ankara Web Tasarım tarafından iptal edilmesi ihtimali, kişiler arasında bir güvensizlik, hukuksal işlemlerde bir duraksama yaratacak olur ki; bu hususun kabulü hukuk kuralları çerçevesinde mümkün değildir.

 

Somut olayda, dava konusu tasarruf, ticari hayatın bir gereği olarak ve gerçek bedeli karşılığında yapılmış olup; tasarruf tarihinde henüz var olmayan bir icra takibinden bahisle, tasarrufun alacağın tahsiline imkan bırakmamak amacıyla yapılmış olduğu şeklindeki bir iddiaya itibar edilmesi ve bir anlamda Müvekkilin ve Borçlu Şirketin  tasarruf yetkisinin açıkça kısıtlanması mümkün değildir.

 

1.6. BORÇLUNUN ALACAKLISINI ZARARA UĞRATMAK KASTININ VARLIĞI VE BORÇLU İLE MUAMELEDE BULUNAN KİŞİLERİNDE BORÇLUNUN IZRAR KASTINI BİLMESİ GEREKMEKTEDİR.

 

Tasarrufun iptali halinde, bu durumdan salt alacaklı ve borçlu değil aynı zamanda, borçlu ile muamelede bulunan 3. kişilerin hakları da etkilenecek olduğundan; yukarıda açıklanan tüm koşullara ilave olarak; tasarrufun iptali, ancak ve ancak, borçlunun alacaklısını zarara uğratmak kastının varlığı ve borçlu ile muamelede bulunan kişilerinde borçlunun ızrar kastını biliyor olması halinde mümkündür.

 

Somut olayda Borçlu Şirketin Ankara Web Tasarım Bankayı zarara uğratmak gibi bir kastı olsa bile böyle bir kasıttan müvekkilin haberdar olması mümkün değildir.  Ankara Web SitesiŞirket, dava konusu taşınmazları rayiç değerinden satın almış, satış bedelini banka kanalıyla ödemiş, ticari hayatın bir gereği olarak yatırımlarda bulunmuştur.

 

Nitekim, yukarıda da izah ettiğimiz üzere, tasarruf tarihi ve hatta ve hatta takip tarihi itibariyle dahi, Ankara Web Sitesive borçlu şirket adına kayıtlı bir çok gayrimenkul bulunmakta olup; Borçlu Şirkete ait bu gayrimenkuller, başka alacaklılar tarafından haczedilmiş ve devamında satış işlemlerine başlanmıştır. Kısaca, Ankara Web Tasarım banka, alacağın tahsili için asıl borçlu aleyhine tüm kanun yollarını tüketmemiş ve işbu davayı koşulları oluşmadan açmıştır.  Bu nedenle Yerel Mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak kabul edilen davanın reddi gerekmektedir.

 

Sonuç Ve İstem         : Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle ve Sayın Yüksek Mahkeme’ nin Re’sen belirleyeceği nedenlerden dolayı,  İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/389E.-2015/451 K.   ve 09.07.2015 tarihli hukuka aykırı ve hatalı olan kararının temyizen tetkik edilerek BOZULMASINA karar verilmesini vekil olarak saygı ile talep ederim.29.09.2015

 

Bir Cevap Yazın

You must be logged in to post a comment.

TOP