Web Sitesi Tasarlanması

by / Çarşamba, 11 Mayıs 2016 / Published in Ankara Web Tasarım

 

  1. DAVALI-BORÇLU ŞİRKET, TİCARİ HAYATIN OLAĞAN GEREKLİLİĞİ NEDENİYLE DAVA KONUSU TAŞINMAZLARINI SATMIŞTIR, IZRAR KASTI YOKTUR, MÜVEKKİL TASARIM KABLO AŞ.’NİN OLMAYAN IZRAR KASTINDAN HABERDAR OLMASI DİĞER DAVALI-BORÇLU ŞİRKETİN MALİ DURUMUNU BİLMESİ-ARAŞTIRMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR . BU NEDENLE İİK. 280. MADDESİNİN DAVAMIZDA UYGULAMA OLANAĞI BULUNMAMAKTADIR.

 

Zarar verme kastından dolayı iptal(1)

Madde 280 – (Değişik: 18/2/1965 – 538/115 md.)

(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/66 md.) Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu malî durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hâllerde iptal edilebilir. Şu kadar ki, işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya  iflâs yoluyla takipte bulunulmuş olmalıdır.

(Mülga ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)

(Değişik: 9/11/1988 – 3494/55 md.) Üçüncü şahıs, borçlunun karı veya kocası, usul veya füruu ile üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımları, evlat edineni veya evlatlığı ise borçlunun birinci fıkrada beyan olunan durumunu bildiği farz olunur. Bunun hilafını üçüncü şahıs, ancak 279  uncu maddenin son fıkrasına göre isbat edebilir.

Ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kasdını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kasdiyle hareket ettiği kabul olunur. Bu karine, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütülebilir.

Davalı şirketler arasında hiçbir ticari ilişki bulunmamaktadır bu nedenle Davalı Tasarım Kablo AŞ., diğer davalı/Borçlu Şirketin mali durumu, alacak/borç dengesi hakkında bilgi sahibi değildir, olamaz. Zira tasarruf tarihi itibariyle Davalı/Borçlu Ankara Web TasarımLtd.Şti. aleyhinde girişilmiş hiçbir icra takibi, haciz, temerrüde düştüğü bir borç, yada bu nedenle hesaplarının kat edildiğine dair bir ihtarname bulunmamaktadır. Bu nedenle Davalı/Borçlunun ödeme kabiliyetini yitirdiği yönünde bir duyum almamıştır, böyle bir durumu araştırma imkanına da sahip değildir. Tasarım Kablo AŞ., iyiniyetle ve gerçek bedelini ödemek suretiyle dava konusu taşınmazları satın almıştır.   Nitekim, dava konusu taşınmazlar üzerinde ne bir rehin ne bir haciz nede başka bir takyidat olmadığı ve davalı/Borçlunun ödeme güçlüğü içine düştüğünü gösterir hiçbir emare bulunmadığı için taşınmazları satın almakta bir sakınca görmemiştir. Kaldı ki; Ankara Web TasarımAŞ.’de, iyiniyetle ve gerçek anlamda dava konusu taşınmazları satmış, bedelini tahsil etmiş ve şirket kaynaklarına dahil etmiştir.

  • Ankara Web Tasarım 15. HD. 13.4.2004 T. 1152/2104 sayılı kararı; (EK-11)

“..Borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafı olan üçüncü kişi tarafından bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu ispat edilmiş olmadıkça üçüncü kişinin kötüniyetli sayılamayacağı..”

Ankara Web Tasarım 17. Web Tasarım 2012/11109 E. 2013/13944 K. Sayılı kararında; (EK-12)

“..Davacı Banka vekili, davalı borçlular aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak mal bulunamadığını ileri sürerek borçluların, dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara satışlarına ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir. Davalının taşınmazı satın alırken taşınmaz üzerinde bulunan takyidatların ve satış bedeline mahsuben yapılan ödemelerin de bedel karşılaştırılması sırasında nazara alınması gerekir. Bu nedenle bu davalıya yapılan satışta bedel farkının oluştuğu kabul edilemez. Ayrıca davalı borçlular ve davalı arasında akrabalık, arkadaşlık, ticari ilişki gibi borçlunun mal kaçırma kastını 3. kişinin bildiği ya da bilebilecek durumda olduğunu gösterir bir yakınlığın da ispat edilemediği dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca bu davalı açısından yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir….”

 

  1. İİK. 277. MADDESİNDE BELİRTİLEN DAVA KOŞULLARI OLUŞMAMIŞTIR.

 

İptal davası ve davacılar:

Madde 277 – (Değişik: 3/7/1940 – 3890/1 md.)

İptal davasından maksat 278, 279 ve 280 inci maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmettirmektir. Bu davayı aşağıdaki şahıslar açabilirler:

1 – Elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan her alacaklı,

2 – İflas idaresi yahut 245 inci maddede ve 255 inci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hallerde alacaklıların kendileri.

 

Tasarrufun iptali davalarında amaç, alacağın tahsiline olanak bırakmamak için borçlu tarafından yapılan bir takım hukuki işlemlerin iptali ile alacağın elde edilmesini sağlamak olup; tasarrufun iptali davasının ikame edilebilmesi için gereken şartlar olmadan işbu dava ikame edilmiş ve yerel mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak işbu dava kabul edilmiştir. Şöyle ki;

Tagged under:

Bir Cevap Yazın

You must be logged in to post a comment.

TOP