Ankara Web Sitesi Nedir

by / Çarşamba, 11 Mayıs 2016 / Published in Ankara Web Tasarım

II.1- DAVALI ŞİRKETLER ARASINDAKİ TASARRUF BAĞIŞLAMA VEYAHUT İVAZSIZ TASARRUF DEĞİLDİR. BU NEDENLE İİK. 278/I. MADDESİNİN DAVAMIZDA UYGULAMA OLANAĞI BULUNMAMAKTADIR.

Kanunkoyucu, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışmaları ve ivazsız tasarrufları batıl kılmıştır.  Ancak, dava konusu tasarrufa konu taşınmaz satışları ivazlıdır ve satış bedeli ödenmiştir. Bu nedenle İİK.278/I. Maddesinin davamızda uygulama olanağı bulunmamaktadır.

 

II.2. MÜVEKKİL ŞİRKET İLE DİĞER DAVALI-BORÇLU ŞİRKET ARASINDAKİ TASARRUF; “KARI VE KOCA İLE USUL VE FÜRU, NESEBEN VEYA SIHREN ÜÇÜNCÜ DERECEYE KADAR (BU DERECE DAHİL)HISIMLAR, EVLAT EDİNENLE EVLATLIK ARASINDA YAPILAN İVAZLI TASARRUFLAR”DAN  DEĞİLDİR, İİK. 278/II.1. MADDENİN UYGULAMA OLANAĞI YOKTUR.

Kanunkoyucu, bağışlama ve ivazsız tasarrufların batıl olduğunu düzenlemekle birlikte; bazı ivazlı tasarrufların da bağışlama gibi değerlendirilerek iptale tabi olduğunu belirtmiştir.

 

Bunların ilki; Karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasında yapılan ivazlı tasarruflardır. (İİK.278/II.1)

 

Ancak, Davalı Şirketler arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığı gibi, İİK. 278/II.1. Maddesinde belirtilen şekilde (Karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar, evlat edinenle evlatlık) yakın akrabalık ilişkisi de bulunmamaktadır. Davacı tarafça böyle bir husus iddia edilmiş de değildir. Bu durumda, İİK. 278/II.1. Maddenin de davamızda uygulama olanağı yoktur.

 

  • Yargıtay 15.HD. 31.10.1990 T. 3099/4480 sayılı kararı; (Ek-6)

“…Borçlu ile lehine tasarruf, yapılan kişinin -İİK m. 278’de belirtilen derecede akraba olmamaları    halinde, lehine tasarruf yapılan kişinin kötüniyetli olduğu ispatlanmadıkça tasarrufun iptaline karar verilemeyeceğini…”

 

II.3- DAVA KONUSU TAŞINMAZ SATIŞLARI, GERÇEK SATIŞ BEDELİ ÜZERİNDEN GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİR. BEDELLER ARASINDA PEK AŞAĞI BEDEL FARKI BULUNMAMAKTADIR. İŞBU DAVADA İİK. 278/II.2. MADDESİNİ UYGULAMA OLANAĞI YOKTUR.

 

Kanun koyucu, İİK. m.278/II.2 de ikinci olarak, akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitlerin de  bağışlama gibi değerlendirilerek iptale tabi olduğunu belirtmiştir.

 

Dava konusu; Manisa İli, Salihli İlçesi, Hasalan mah., 625 parselde kayıtlı taşınmazın 3/4 hissesi 678.000.TL.nin tapu satış bedeli üzerinden; diğer dava konusu  Manisa İli, Salihli İlçesi, Hasalan mah., 1026 parselde kayıtlı taşınmaz 76.000.TL. tapuda satış bedeli üzerinden; Müvekkil Şirket tarafından diğer davalı-borçlu şirket Web Tasarım Firması Kablo Ltd. Şti. ‘nden satın alınmış, davalı-borçlu şirket banka hesabına bu taşınmaz satışına ilişkin olarak toplam 783.946,00.TL. ödeme yapılmıştır.

 

Akdin yapıldığı sırada, borçlunun kendi verdiği malın değerine göre, karşılık olarak pek aşağı fiyatla kabul ettiği sözleşmeler, bağışlama olarak kabul edilmiş olup; söz konusu bağışlama işleminin karşılık alınmaksızın yapılan bir hukuki işlem olduğu malumdur. Oysaki somut olayda, Müvekkil Şirketçe;

 

olmak üzere toplam ödenmiş olup, piyasa koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde satış bedelinin gerçeğe uygun olarak ödendiği; bedeller arasında bir mislini aşan pek aşağı bedel farkı olmadığı; Sayın Mahkemenizce bilirkişi marifetiyle yaptırılacak olan tespit ile dava konusu satış işleminin usulüne uygun olarak, gerçek bedeli karşılığında satın alındığı sabit olacaktır.

 

Bu yönde istikrar kazanmış çok sayıda Yargıtay kararından örnek vermek gerekirse;

  • Yargıtay 15. HD. 2003/3776 E. 2004/866 K. 19.02.2004 tarihli kararı; (Ek-7)

“…Dava konusu edilen 2697 parseldeki binanın zemin katında bulunan 2 ve 3 no’lu dükkanlar davalı Münire’ye tapuda 9 milyar bedel gösterilmek suretiyle satılmıştır. Yapılan bilirkişi incelemesinde bu dükkanların gerçek değerleri milyar lira olarak saptanmıştır. Ankara Web Tasarım. Ayrıca davalı Münire’nin borçluların mal kaçırma amacını bildiği de ispatlanmamıştır. Bu nedenle Münire hakkında açılan davanın reddi yerine kabulünde isabet yoktur….”

Bir Cevap Yazın

You must be logged in to post a comment.

TOP