Ucuz Web Sitesi

by / Çarşamba, 11 Mayıs 2016 / Published in Ankara Web Tasarım, Genel
  • Yargıtay 15.HD. 31.10.1990 T. 3099/4480 sayılı kararı;

“…Borçlu ile lehine tasarruf, yapılan kişinin -İİK m. 278’de belirtilen derecede akraba olmamaları    halinde, lehine tasarruf yapılan kişinin kötüniyetli olduğu ispatlanmadıkça tasarrufun iptaline karar verilemeyeceğini…”

 

   II.3- DAVA KONUSU TAŞINMAZ SATIŞLARI, GERÇEK SATIŞ BEDELİ ÜZERİNDEN GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİR. BEDELLER ARASINDA PEK AŞAĞI BEDEL FARKI BULUNMAMAKTADIR. İŞBU DAVADA İİK. 278/II.2. MADDESİNİ UYGULAMA OLANAĞI YOKTUR.

 

Kanunkoyucu, İİK. m.278/II.2 de ikinci olarak, akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitlerin de  bağışlama gibi değerlendirilerek iptale tabi olduğunu belirtmiştir.

Dava konusu; Manisa İli, Salihli İlçesi, Hasalan mah., 625 parselde kayıtlı taşınmazın 3/4 hissesi 678.000.TL.nin tapu satış bedeli üzerinden; diğer dava konusu  Manisa İli, Salihli İlçesi, Hasalan mah., 1026 parselde kayıtlı taşınmaz 76.000.TL. tapuda satış bedeli üzerinden; Davalı Müvekkil Bayramoğuları Kablo San.Tic.AŞ. Tarafından diğer davalı-borçlu şirket Ankara Web Tasarım ‘nden satın alınmış, davalı-borçlu şirket banka hesabına bu taşınmaz satışına ilişkin olarak toplam 783.946,00.TL. ödeme yapılmıştır.

Mahallinde gerçekleştirilen keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, 625 parsel sayılı taşınmazın satış değerinin 964.200,60.TL.; 1026 parsel sayılı taşınmazın satış değerinin 91.164,40.TL. olduğu belirtilmiş, rapora süresi içerisinde tarafımızca itiraz edilmişse de yerel mahkemece itirazlarımız hiç dikkate alınmamış, bu tutarlar esas alınarak edimler arasında herhangi bir oransızlık veya pek aşağı bedel farkı olmadığı ve Yerel Mahkemece böyle bir gerekçeye dayanılmadığı halde “satışın borçlu davalı Ankara Web TasarımSan.Tic.Ltd.Şti. Hakkında başlatılan icra takibinden kurtulmak için yapıldığı kanaatine varıldığı, tasarrufun iptali davasının ispatlandığı” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki; Müvekkil Tasarım Kablo AŞ. tarafından toplam 783.946,00.TL. satış bedeli ödenmiş iken, bilirkişi tarafından belirlenen taşınmazlar rayiç değer toplamı 1.055.365.TL. dır. Yani dava konusu satışta pek aşağı bedel farkı yoktur. Nitekim, Yerel Mahkeme tarafından böyle bir tespitte yapılmamıştır. Yerel mahkemece, satışın pek aşağı bedelle yapıldığı şeklinde bir tespit-değerleme olmadığı halde davanın reddedilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırıdır yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir.

 

Bu yönde istikrar kazanmış çok sayıda Yargıtay kararından örnek vermek gerekirse;

  • Yargıtay 15. HD. 2003/3776 E. 2004/866 K. 19.02.2004 tarihli kararı; (Ek-1)

“…Dava konusu edilen 2697 parseldeki binanın zemin katında bulunan 2 ve 3 no’lu dükkanlar davalı Münire’ye tapuda 9 milyar bedel gösterilmek suretiyle satılmıştır. Yapılan bilirkişi incelemesinde bu dükkanların gerçek değerleri 11 milyar lira olarak saptanmıştır. Bu iki değer arasında İİK.nun 278.maddesi anlamında pek aşağı bir bedel farkı bulunmamaktadır. Ayrıca davalı Münire’nin borçluların mal kaçırma amacını bildiği de ispatlanmamıştır. Bu nedenle Münire hakkında açılan davanın reddi yerine kabulünde isabet yoktur….”

Bir Cevap Yazın

You must be logged in to post a comment.

TOP