Kaliteli Web Sitesi

by / Perşembe, 12 Mayıs 2016 / Published in Ankara Web Tasarım

 

Açıklamalar :

Karşıyaka  sayılı kararı ile Ankara Web Tasarım üzerine atılı bulunan bu suçun mağduru Ankara Web Tasarım Altun ‘a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği kanaatine varıldığından, eylemine uyan TCK 103/1-A madde delaletiyle TCK 103/1 maddenin 1. cümlesi gereği, sanığın şahsi ve sosyal durumu, suçun işleniş şekli birlikte gözetilerek takdiren 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın duruşmadaki hali, yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri hafifletici sebep kabul olunarak TCK 62/1 madde gereği cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak bu suçtan Kaliteli Web Sitesi 6 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA’’  karar verilmiştir.

Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesi 09.02.2016 tarihli 2015/502E sayılı ilamı ile kurulan hüküm, öncelikle eksik inceleme ile bir takım varsayımlara dayanılarak verilmiş ve gerekçeden yoksun olduğundan hukuka aykırıdır. Yargılamayı yapan mahkemenin karar verirken öncelikle sanığın söz konusu suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delillerinin olması gerekir. Yargılamayı yapan yerel mahkeme, bu konuda yeterli ve şüpheden uzak bir kanaate varmadan ceza hükmü kurmuştur. Kaliteli Web Sitesi Bu anlamda ilk derece mahkemesinin yeterli inceleme yapmadan vermiş olduğu kararın hukuka aykırı olması sebebiyle işbu kararın temyizen bozulması gerekmektedir. Şöyle ki;

 

1- Mevcut dosya içindeki deliller, olayın oluş şekli, müvekkilin Ankara Web Tasarım Kaliteli Web Sitesi şeklindeki beyanları, müvekkile isnat edilen suç ile müvekkilin bir ilgisinin olmadığını göstermektedir. Dosyada olaya ilişkin 9 yaşındaki çocuk mağdurun ifadesi ve tanık ifadeleri dışında herhangi bir delil olmayıp, çocuk çok küçük olduğundan ifadesi anılan suçun işlendiğine ilişkin yeterli ve şüpheden uzak bir kanaate varmada esas alınamayacağı gibi  tanıklarda olaya bizzat  şahit olmuş değillerdir.

2- Müvekkil sanığın çocuğu  yönelip dudağından öptüğü, eli ile poposunun ön tarafını sıktığı, mağdureyi havaya kaldırır gibi yaptığı bu arada olayı çocuğun kuzeninin gördüğü, bu esnada parkta bulunan tanık Dilber Gürbüz’ün de olayı gördüğü….şeklindeki iddia makamının mütalaasına dayanarak verilen hüküm hukuka aykırıdır. Zira mağdur olduğu iddia edilen çocuğun kuzeni, beyanında müvekkil sanığın beyanını doğrulayarak ‘’ ben bir adamın Ankara Web Tasarım’ya sarılıp yanağından öptüğünü gördüm, Ankara Web Tasarım ağlayarak yanıma geldi, bu adama bana dokundu, popomu elledi dedi.

Yargıtay’ın 19.04.1993’de verdiği son derece önemli bir karara göre “ceza yargılamasının amacı, hiçbir duraksamaya yer vermeden maddî gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. bu araştırmada, yani gerçeğe ulaşmada mantık yolunun izlenmesi gerekir. gerçek; akla uygun ve realist, olayın bütünü veya bir parçasını temsil eden kanıtlardan veya kanıtların bütün olarak değerlendirilmesinden ortaya çıkarılmalıdır, yoksa bir takım varsayımlara dayanılarak sonuca ulaşılması, ceza yargılamasının amacına kesinlikle aykırıdır.”

Anayasanın 38/4. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/2.maddelerinde düzenlenmiş bulunan suçsuzluk karinesi, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kişinin suçsuz sayılması gerektiğini ifade etmektedir.  “Şüpheden sanık yararlanır”  karinesi uyarınca  mahkumiyet için de fiilin ispatlanması, yani şüphenin bertaraf edilmesi gerekmektedir. Yerel mahkemece müvekkilin cezalandırılmasına dair kurulan hükmün; müvekkilin “eyleminin sabit olmaması”’ ve “suçsuzluk karinesini ortadan kaldıracak güçte delil bulunmadığı ve şüpheden sanığın yararlandırılmasının temel bir hukuk ilkesi olduğu” göz önünde bulundurularak bozulması gerekmektedir.

  1. Ayrıca dosyanın içerisindeki nüfus kaydının incelenmesi ile gerçekten müvekkil sanığın yılında yaşında Ankara Web Tasarım isimli kaybettiği anlaşılmıştır. Müvekkil sanık söz konusu kız çocuğunu vefat eden Ankara Web Tasarım ve koltukaltından tutarak bir sefer yanağından öpmüştür. Müvekkilin çocuğa yönelik cinsel istismar suçunu işlemesi için suçun manevi unsuru olan cinsel istismar kastının bulunması gerekir. Ancak olayda cinsel istismar kastı mevcut değildir. Bu nedenle TCK madde 103 te düzenlenen cinsel istismar suçunun unsurları oluşmadığından müvekkilin cezalandırılması hukuka aykırıdır.

Kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilin söz konusu suçu bir an işlediği düşünülse bile söz konusu fiil çok kısa süreli olduğundan ancak sarkıntılık olarak nitelendirilebilir. Yerel Mahkemenin TCK 103/1 maddenin 1. cümlesi gereğince çocuğun cinsel istismarı nedeniyle müvekkil hakkında TCK Madde 103/1 maddenin 1. Cümlesi olan‘’ Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.’’  hükmüne binaen müvekkil hakkında 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hüküm kurması hukuka aykırıdır.

Mahkemenin suçu işlediği kanaati oluşması halinde dahi fiil çok süreli olduğundan sarkıntılık suçunun düzenlendiği TCK 103/1  maddenin 2. Cümlesi olan ‘’Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.’’ Hükmünün uygulanması gerekmektedir.  Bu nedenle de Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesi 09.02.2016  tarihli 2015/502E sayılı ilamı ile müvekkil aleyhine kurulan hükmün bozulması gerekmektedir.

 

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle ve Sayın Yüksek Mahkeme’ nin re’sen belirleyeceği nedenlerden dolayı, Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 09.02.2016 tarihli 2015/502E sayılı hukuka aykırı ve hatalı olan kararının temyizen tetkik edilerek BOZULMASINA karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederim. 10.02.2016

 

 

Bir Cevap Yazın

You must be logged in to post a comment.

TOP