Ankara Web Şirketi Firması

by / Çarşamba, 11 Mayıs 2016 / Published in Ankara Web Tasarım

Kaldı ki; Davacı/karşı davalının malzeme bedeli talebi, 6098 S.lı Türk Borçlar Kanunu MADDE 472 gereğince de hukuka aykırıdır.

‘’Eser meydana getirilirken, Ankara Web Firması işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen işsahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur.’’ Şeklinde düzenleme gereğince karşı yan müvekkile ruhsatsız işe başladığını bildirmek, bildirmediği takdirde müvekkilin zararını tazminle yükümlüdür.

Ayrıca taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 21. Maddesi  Ankara Web Firması gereğince ilgili resmi kurumlardan gerekli her türlü izin/onayı almak işverenin yani müvekkil şirketin yükümlülüğü olup işbu izinler alınmadan inşaata başlanması ayrıca davacı/karşı davalı yanca sözleşmenin ihlalidir.  Bu nedenle de müvekkil herhangi bir zarardan sorumlu olmayıp aksine müvekkilinin zararı karşı yanca karşılanmalıdır.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 10.1.2005, 2443/14) sayılı kararında konu şöyle değerlendirilmiştir: “At harası inşaatı konusunda sözlü anlaşmanın varlığı tarafların kabulündedir. Davacılar iş sahibi, davalı yüklenicidir. İnşaata ait projelerin çizim ve onayı ruhsatların alınması vs. yapımla ilgili yasal işler konusunda davacılar 4.1.2000 gün ve 310 sayılı, 8.5.2000 gün ve 24606 sayılı Bakırköy 13. Noterliğince düzenlenen vekâletnameleri davalı yükleniciye vermişler, ancak yüklenici ruhsat almadan inşaata başlamış, bu nedenle iş sahiplerine 3194 sayılı Yasaya aykırılıktan cezai yaptırım uygulanmıştır. Yüklenici ruhsat alımından iş sahiplerinin sorumlu olduklarını savunmakta ise de az yukarıda değinilen vekâletnameyle ruhsat alımı yetkisi kendisine verilmiştir. Kaldı ki, işin uzmanı sayılan yüklenicinin ruhsatsız işe başlaması beklenemez (TBK. md. 472). Bu durumda iş sahibi belediyeye ödemek zorunda kaldığı idari para cezasını yükleniciden istemekte haklıdır”  

 

‘’İmar Kanunu’nun 21. maddesine göre, ayrıksı durumlar dışında tüm inşaatların ilgili idari birimlerden alınacak yapı izniyle yapılması zorunludur. Kamu düzenine ilişkin olan bu durum, görevi gereği mahkemece doğrudan göz önünde tutulur ‘’(15. HD. 20.3.2006, 7960/1539)

 

‘’İşlemleri yasaya uygun yapmayan ve inşaat ruhsatı almadan projeye aykırı inşaat yapan yüklenici tapuya hak kazanamaz’’ (15. HD. 14.4.1994, 2969/2360).

 

‘’ Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa yapı izninin alınması arsa sahibine aittir. Bu yükümlülük yerine getirilmediği sürece yükleniciden işe başlamasını istemek kamu düzeniyle bağdaşmaz’’ (15. HD. 11.3.1993, 3285/1196).

 

‘’Yüklenicinin neden olduğu para cezalarından iş sahibi sorumlu tutulamaz; eser sözleşmesinin niteliği gereği, bunlardan yüklenici sorumludur ‘’(15. HD. 10.6.2004, 6575/3257).

 

‘’Teslim süresi geçtiği halde inşaat seviyesinin % 20 Ankara Web Firması olduğu anlaşılan yapının aynı zamanda ruhsatsız (kaçak) olduğu da gözetilerek, arsa (iş) sahiplerinin seçimlik haklarını akdin feshi doğrultusunda kullanabilecekleri gözetilerek, tasfiyenin doğal sonucu olarak, davalılar üzerine sözleşmeyle geçen (varsa) kayıtlarında arsa sahibi davacılar adına tesciline karar vermek gerekir ‘’(15. HD. 8.12.2003, 2679/6105).

 

‘’Yükleniciler bir inşaat taahhüdü altına giren meslek adamı sıfatıyla gerekli özeni göstermeden sözleşmenin uygulanması için inşaat yerindeki eski binaları yıkmaları nedeniyle kusurludurlar ve davacıların uğradığı olumsuz zarardan sorumlu olmaları gerekir.’’ (15. HD. 7.5.1981, 331/105).

Yukarıdaki Yargıtay kararları doğrultusunda yüklenici /karşı yanın, ruhsatsız inşaata başladığı iddiasının doğru olduğu kabul edilse dahi bunun kendi kusuru olduğu aşikardır. Müvekkilin karşı yanın kusuru nedeniyle inşaat alanının mühürlenmesinden kaynaklanan zararının da ayrıca karşı yanca tazmin edilmesi gerektiği izahtan varestedir.

  1. Davacı yanın iddiasının aksine çelik konstrüksiyon ve kompozit  Ankara Web Firması cam 400 m2 bina yapım işini üstlenen davacı/karşı davalı yan söz konusu edimi yerine getirmemiştir. Sözleşmenin geçersiz olması ve davacı yanca edimin ifa edilememesi nedeniyle davacı/Karşı davalı yana Karşıyaka Noterliği’nin 08.01.2015 tarihli 492 yevmiye no’lu ihtarnamesi gönderilerek sözleşme haklı nedenle feshedilmiştir. Taraflar arasında akdedilen 01.09.2014 tarihli sözleşmenin 27. Maddesi ;

‘’ İşveren, sözleşmeyi, feshi ihbarda bulunmak suretiyle ve tek taraflı olarak herhangi bir nedenle her zaman feshedebilir. Bu takdirde Yüklenici geri kalan sözleşme süresi bakımından hiçbir alacak, maddi manevi, doğrudan dolaylı menfi/müspet zararlarının bulunduğundan bahisle hiçbir tazminat talebinde bulunamayacağı gibi, İşveren’in doğmuş/doğacak, doğrudan/dolaylı, menfi müspet tüm zararlarını aynen tazmin etmeyi peşinen kabul, beyan ve taahhüt eder.’’

Şeklinde düzenlenmiş olup müvekkil şirketin anılan sözleşmeyi tek taraflı feshedebileceği ve bu nedenle uğradığı zararların tazminini talep edebileceği ve müvekkil şirkete herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği aşikardır. Davacı/karşı davalı müvekkili zarara uğrattığı gibi üstüne üstlük hiç ifa etmediği edimler için alacağı olduğunu iddia ederek haksız kazanç elde etmeye çalışmaktadır. Kaldı ki, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an davacı/karşı davalı  yanca inşaat işlerine başlandığı düşünülse bile davacı/karşı davalı yan bu konuda kendi başına hareket etmiş herhangi bir izin ya da onay beklemeden inşai faaliyet yürütmüş demektir. Bu nedenle kusurlu olan davacı/karşı davalının inşaat nedeniyle malzeme bedellerini istemesi sözleşmenin 21,  27. maddelerine ve TBK. Madde 27’ye ve 472. Maddelerine aykırıdır.

  1. Davacı/karşı davalı yanca ‘’inşaatın mühürlendiği hususu davalıya bildirilmiş ve davalı ile sözleşme gereğince yapılan işlerin malzeme bedelinin ödeneceği hususunda anlaşmaya varılarak müvekkilden fatura düzenlenmesi istenmiştir. Bu malzeme ve işçilik bedellerine ilişkin olarak müvekkilce 19.11.2014 tarihli 589667 seri numaralı 147.500.00TL bedelli fatura kesilmiş ve davalıya gönderilmiştir. Sözleşme gereğince davalı tarafından müvekkile yapılan peşin ödeme miktarı olan 115.000.00 TL bu fatura bedelinden müvekkilce düşülmüş, bakiye bedel takip konusu yapılmıştır.’’  Şeklindeki beyanları mesnetsizdir. Zira davacı yana, müvekkil şirket tarafından 115.000,00TL banka havalesi yoluyla ilgili yerlerden gerekli onay ve izinlerin alınacağı buna müteakip sözleşmenin ifa edileceği inancıyla peşin olarak gönderilmiştir. Davacı/karşı davalı yanın iddia ettiği gibi davacı/karşı davalı ile yapılan işlerin malzeme bedelinin ödeneceği hususunda anlaşmaya varılması ve buna ilişkin fatura düzenlenmesi istenmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Davacı/karşı davalı yan işbu iddiasını ispatla mükelleftir.  Kaldı ki, Müvekkil Şirkete tebliğ edilmiş böyle bir fatura da bulunmamaktadır. Aksine müvekkil şirket yaptığı bu peşin ödemeyi, gerekli inşaat ruhsatın belediyeden alınamaması ve davacı/karşı davalının da üzerine düşen edimi gerçekleştirmemesi sebebiyle davacı/karşı davalıdan Ankara Web Tasarım  ihtarname yoluyla talep etmiş ancak davacı/karşı davalı işbu bedeli geri ödemeyi kabul etmediği gibi, ruhsat alınmamasının sebebinin müvekkil şirket olduğu gibi abes bir iddiayla alacağı olduğunu belirtmiştir. Oysaki yukarıda da izah ettiğimiz üzere davacı/karşı davalı yanın inşaat alanında herhangi bir inşai faaliyet yürütmesi  sözleşmenin 21. Maddesine aykırıdır. Zira 21. Madde gereğince ilgili resmi kurumlardan gerekli her türlü izin/onayı almak işverenin yani müvekkil şirketin yükümlülüğü olup işbu izinler alınmadan inşaata başlanmayacağı ve davacı/karşı davalının buna ilişkin talepte bulunamayacağı aşikardır. Davacı/Karşı Davalının uzmanlık alanına giren bu ticari işte inşaat ruhsatı Ankara Web Firması olmaksızın işe  Ankara Web Tasarım başlamasının mümkün olmadığını bilmesi, basiretli bir tacir gibi davranması gerekirdi. Davacı/karşı davalı yanca başlatılan icra takibine haklı nedenle tarafımızca itiraz edilmiştir. Bu nedenle davacı yanca açılan işbu itirazın iptali davasının REDDİ gerekmektedir.

 

  1. İzmir 14. İcra Müdürlüğü’nün 2015/705E Sayılı Dosyası Üzerinden Başlatılan İcra Takibine, Ankara Web Tasarım Davacı/Karşı Davalının İtirazının İptaline İlişkin Karşı Davamız
  2. Davalı/Karşı davacı, Müvekkil Kokpit Bilişim Güvenlik Reklam San. Tic. Ltd. Şti.’i davacı/karşı davalıya 115.000,00TL banka havalesi yoluyla yaptığı ödemeyi ilgili yerlerden gerekli onay ve izinlerin alınacağı buna müteakip sözleşmenin ifa edileceği inancıyla göndermiştir. Daha sonra gerekli izinlerin alınamaması sebebiyle çelik konstrüksiyon ve kompozit cam 400m2 bina yapım işi yerine getirilmemiş, müvekkil şirket 115.000,00 TL maddi zarara uğramıştır. Bu nedenle Ankara Web Tasarım münakit 01.09.2014 tarihli Eser Sözleşmesinin Müvekkil Şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğine ilişkin Karşıyaka 6. Noterliği’nin 08.01.2015 tarihli 492 yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilmiştir.

 

  1. İşbu ihtarnamede Müvekkil Şirket tarafından sözleşmenin imzalanmasına müteakip davacı/karşı davalıya ait TR55 0006 7010 0000 0094 6680 04 nolu hesaba 02.09.2014 tarihinde 40.000,00-TL; 03.09.2014 tarihinde 40.000,00-TL; 04.09.2014 tarihinde 40.000,00-TL ve 08.09.2014 tarihinde 35.000,00-TL olmak üzere peşinen ödenen toplam 155.000,00-TL’nin gönderildiği bildirilmiş, ve işbu ihtarnamenin/ihbarnamenin karşı Ankara Web Tasarım tarafa tebliğinden itibaren Müvekkil Şirkete iade edilmesini; aksi halde Müvekkil Şirket tarafından karşı tarafa ödenen işbu 155.000,00-TL bedelin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte iadesini ve Müvekkil Şirketin uğramış olduğu tüm maddi/manevi, menfi/müspet, doğrudan/dolaylı tüm zarar ve ziyanlarının karşı yandan yasal yollarla talep ve tazmin edileceğini ihtaren/ihbaren bildirilmiştir. Ancak karşı yanca herhangi bir tutar iade edilmediğinden tarafımızca işbu bedelin iadesi için İzmir 14. İcra Müdürlüğü’nün 2015/705E sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmıştır. Daha sonra tarafımızca 03.09.2014 tarihli 40.000,00 TL alacak kaleminin Müvekkil Şirket banka hesabına alıcı isminin yanlış yazılmış olması nedeniyle bankaca iade edildiği ve Müvekkil Şirketçe doğru isimle tekrar gönderildiği öğrenilmiş ve bu nedenle 40.000,00 TL bedelli alacak kaleminden feragat ettiğimize ilişkin İcra Müdürlüğü’ne beyanda bulunulmuştur. Davacı /karşı davalı yan işbu icra takibine kötüniyetli olarak itiraz etmiştir. Bu nedenle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve ıslah hakkımız saklı kalmak kaydıyla, Müvekkil Şirketin 115.000,00.TL. asıl alacak için İzmir 14. İcra Müdürlüğü’nün 2015/705 E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davacı/karşı davalının Ankara Web Firması borca ve fer’ilerine  vaki itirazının iptali ile takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle lehimize alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmek zarureti hasıl olmuştur.

Bir Cevap Yazın

You must be logged in to post a comment.

TOP